|
|
Dec
27
Diyelim ki ben bu aksam, ilk defa evine gittigim bir arkadasimin oturdugu apartmanda, kapi numarasi/kat eslestirmesini tam
olarak beceremedigimden, asansoru es gecerek merdivenleri tirmanmaya basliyorum. 2. kata geldigimde anliyorum ki, 4 numarada
oturan selim xyoglu ve muhterem zevceleri, bu apartmanin en sosyal karakterleri. cunku, kapinin onu iceride yer
kalmadigindan, disariya tasmis sekiz cift ayakkabi ile dolu.
kadinlik bu ya, ister istemez ayakkabilarin tip ve markalarina bir goz gezdiriyorum. ellili yaslarda iki teyze, altmisbes
ustu bir nine ve otuzlarinin baharinda bir hanimefendinin mensubu oldugu bir grubun tahmini sinifsal kokeni ortanin ustu.
ailesel kume bazinda calisan sayisi en az iki. bu ayakkabilar, iftar vakti eve canhiras dolusma sirasinda kapida
birakildigina gore grubun en az %70'i oruc tutuyor. utanmasam kapiyi calip, "son secimlerde oyunuzu chp ye mi verdiniz?"
diye sorabilirim. saha calismasi da bi yere kadar diyerek bir ust kata tirmanmayi tercih ediyorum.
Polaris ayakkabı modelleri
5 numaranin kapisinda, uzun sure ev terligi olarak gorevini surdurmus, eskimeye yuz tuttugu icin balkon terligi bile
olamadan kapinin onune konmus bir cift sabo duruyor. hemen anliyorum muhterem beyin esi ev hanimi, ama pek evde durmuyor.
aksami konu komsu gezmesinde edip, koca eve gelmeden sofra hazir etme telasina girenlerden.
bir kat daha cikiyorum. 7 numaranin kapisinda, 3 cift taze boyali erkek ayakkabisi. evde muhim meseleler konusuluyo olabilir
diyerek, cikmayan sesimi daha da bi kesiyorum.
nihayet 8 numara, farz i mahal arkadasimin kapisina dayaniyorum. zili otturup kapinin acilmasini bekliyorum. arkadasim
"nerde kaldin diyor?", ben basogretmen edasiyla nutuk cekiyorum; "ama sekerim, bu ne boyle kimsesiz evi gibi, kapinin onu
bombos, evde yoksun diye donuyordum nerdeyse"
olarak beceremedigimden, asansoru es gecerek merdivenleri tirmanmaya basliyorum. 2. kata geldigimde anliyorum ki, 4 numarada
oturan selim xyoglu ve muhterem zevceleri, bu apartmanin en sosyal karakterleri. cunku, kapinin onu iceride yer
kalmadigindan, disariya tasmis sekiz cift ayakkabi ile dolu.
kadinlik bu ya, ister istemez ayakkabilarin tip ve markalarina bir goz gezdiriyorum. ellili yaslarda iki teyze, altmisbes
ustu bir nine ve otuzlarinin baharinda bir hanimefendinin mensubu oldugu bir grubun tahmini sinifsal kokeni ortanin ustu.
ailesel kume bazinda calisan sayisi en az iki. bu ayakkabilar, iftar vakti eve canhiras dolusma sirasinda kapida
birakildigina gore grubun en az %70'i oruc tutuyor. utanmasam kapiyi calip, "son secimlerde oyunuzu chp ye mi verdiniz?"
diye sorabilirim. saha calismasi da bi yere kadar diyerek bir ust kata tirmanmayi tercih ediyorum.
Polaris ayakkabı modelleri
5 numaranin kapisinda, uzun sure ev terligi olarak gorevini surdurmus, eskimeye yuz tuttugu icin balkon terligi bile
olamadan kapinin onune konmus bir cift sabo duruyor. hemen anliyorum muhterem beyin esi ev hanimi, ama pek evde durmuyor.
aksami konu komsu gezmesinde edip, koca eve gelmeden sofra hazir etme telasina girenlerden.
bir kat daha cikiyorum. 7 numaranin kapisinda, 3 cift taze boyali erkek ayakkabisi. evde muhim meseleler konusuluyo olabilir
diyerek, cikmayan sesimi daha da bi kesiyorum.
nihayet 8 numara, farz i mahal arkadasimin kapisina dayaniyorum. zili otturup kapinin acilmasini bekliyorum. arkadasim
"nerde kaldin diyor?", ben basogretmen edasiyla nutuk cekiyorum; "ama sekerim, bu ne boyle kimsesiz evi gibi, kapinin onu
bombos, evde yoksun diye donuyordum nerdeyse"